
Augsburg
Alevi Haci Bektasi
Veli Dernegi e.V.
CEM iBADETi
Üçler beşler kırklar burada hepsi
Buraya açılır Hakk´ın kapısı
Sekiz cennet uçmağıdır yapısı
Eşiğine yüzler sürelim canlar
Ali Sefa´m der ki yolumuz Hakk´tır
Kalbimiz temizdir gönlümüz paktır
Burdan başka Hakk´a giden yol yoktur
El ele, el Hakk´a verelim canlar
12 Hizmete Başlangıç
1. Marifete Hü diyelim
2. Aşığa bürhan, mümine nişan (hellalık almak, niyazlaşmak)
3. 12 Hizmet sahiplerinin çağrılması
4. Süpürgecinin 12 hizmet meydanını süpürmesi
5. Tezekar (el suyu duası)
6. Pir postunun getirilip, dualanması (seccade)
7. Delilin uyarılması
8. Kurban duası ve tekbirlenmesi
9. Kısa bir ara - Mola
10. Süpürge hizmeti
11. Cem´in mühürlenmesi
12. Edep erkan (Ehlibeyt´e secde)
13. Büyük taçlama
14. Miraçlama (Kırk´lar semahı)
15. Sakka suyu (Mersiye) ve Kerbela olayından anlatımlar
16. Delil Sır edilir
17. Lokmaların dualanması ve dağıtılması
18. Cem evine katkı hizmeti (yardım)
19. Oturan - duran duası
Hicretin birinci yılından itibaren Medine'de Hz. Muhammed'in mescidinde ve Hz. Fatima-tül Zehra'nın evinde, seçkin 23 sahabe ve 17 müslüm bacılar ile yapılan tasavvufi gece ibadetleri Hz. Ali tarafından yönetiliyordu. Bu ibadetin yerine ve şekline de Kırklar Cemi denir.
Burada yetişen ve kırklardan biri olan Cabir el Ensari Hazretleri, bu ibadeti gizli zikir olarak sürdürmüştür. Bu ibadetin tanımını yaparken, Hz. Ali tarafından yorumlanan, uygulanan, yapılan, ibadet ve inanç sistemidir. Bu sisteme mensup bir çok tarih bulunmaktadır. Onun içindir ki, bu tarikatların büyük bir çoğunluğu Hz. Ali soyundan gelen evlatlara dayanır.
Alevi cemlerinde, yapılan görgü erkânında yargılanma ve aklanma vardır. Yargılanma, aklanma sistemi, bütün dünya kirlerinden arınma erkânıdır.
------------
Şah-ı Merdan ayetleri şöyle açıklar: “İslam alemi şunu iyi bilmiş olsun ki; Allah göklerin ve yerin nurudur, onun nuru tıpkı bir kandile benzer, kandil Hakk´ın Nübüvvet nuru Hz. Muhammed Mustafa´dır (s.a.v). Kandil bir sırça (kap) içindedir, sırça Cenabı Hakk´ın Velayet nuru, Ben Şah-ı Merdan Aliyül Veliyullahım. Oda bir camın içinde, cam cenabı Hakk´ın İnayet nuru evlatlarım, İmam Hasan-ı Mücdeba ve Cenabı Hakk´ın Rahmet nuru Hz. İmam Hüseyin Deşti Kerbela´dır. O sanki parlak bir yıldız gibidir, parlak yıldız; Cenabı Hz. Allah´ın Hidayet nuru Hz. eşim Fatıma-tı Zehra´dır. Mübarek bir zeytin ağacına benzer, ağaçtan maksat; Hz. Ehlibeyt ve Ehlibeyt´in meyveleri, Hz. Allah´ın İmamet nuru Hz. Zeynel Abidin, İmam Muhammet Bakır ve İmam Caferi Sadık Aleyhisselam´lardır. O ne doğuya aittir ne de batıya ayetinin anlamı; evlatlarım Hz. İmamet nurları Musa´yı Kazım, İmam Aliyül Rıza, İmam Muhammed Taki. Yağı nerdeyse kendiliğinden yanacak ayetin anlamı; evladım İmam Aliyül Naki, İmam Hasan-el Askeri Aleyhis- selam´lardır.
Nur üzerine nur ayetlerinin anlamı; Hz. Fatıma-tı Zehra´nın karnına kafirlerin tekme vurarak şehit ettikleri Hz. Medet ve Mürvet masumu paklardır. Allah o nura istediğini hidayet eder ayetinin anlamı; Kaim Hz. Muhammed Mehdi sahibi zaman kutbi devran tamamı 12 İmam´dır. Son İmamet nurunun halkası evladım Muhammet Mehdi Aleyhisselam´dır.
Allah bu örnekleri halka gösterir, her şeyi bilendir ayetinin anlamı; Biz Allah´ın hücceti Hz. Ehlibeyt´iyiz. Biz, Cenabı Hakk´ın alemlerin üzerine gönderdiği Rahmet nurlarıyız. Allah´a ulaşmak isteyenler önce bizden el etek tutup, Allah´a teslim olmalıdırlar” dedi.
1. Cem, Ali İmran suresi 61. ayet hükmünce mümin müslüm canlar Cem evine toparlanırlar.
Not: Yalnız arsızlar, nursuzlar, ikrarsızlar, pirsizler, yol şaşkını, yol düşkünü, zinakarı, katil, zalim ve buna benzer büyük suç işleyen, haksız yere eşini boşayan, haram ve zinaya muptela olanlar ve böyle yol azgınları Cem evine giremezler.
2. Ayet 2 Müzemmil suresi 20. Ayet;
Çünkü Allah-u Teala gece ve gece yarısından sonra temiz ve saf bir toplulukla beni ibadet ile huşu içinde anarsanız melekler sizlere şahitlik yapar.
Cem`e gelen canlar yerlerine oturduktan sonra Dede Cem evine gelen bütün canlara: “Aranızda dargın, küskün, ikrar bozan ve bu gibi suç işleyen var mı? suçunu itiraf etsin?” diye sorar. Suçu bağışlanır nitelikte ise hak sahibinden helallık alınır ve af dilenilir, suçu ağır nitelikte ise derhal Cem evini terk etmelidir. Geriye kalan canlar birbirleriyle helallaşır.
3. Bakara suresi 34. ayet hükmünce; Cem´de bulunan mümin müslüm canlar bir yol evladı olarak birbirleriyle niyazlaşır, helallık alır, helallık verir. Cenab-ı Hakk´ın nuru sendedir diye birbirleriyle dargınlığı küskünlüğü kaldırırlar.
Ehlibeyt Cem Davetiyesi
Kırklar Cem´i Cenab-ı Hakk´ın emri, Kur`an-ı Kerim´in Necim suresi 1. ayetinden 18. ayeti hükmünce Mirac´a varan Hz. Muhammed Cenab-ı Hakk´ın emri üzerine dönüşte Kırklar Cem´ine katılmak için uğrar. Müzemmil suresi 20. ayeti, Ali İmran suresi 19. Ayeti, Şura suresi 23., Maide suresi 67-72, Ezhap suresi 57., Ali İmran suresi 28., El Bakara suresi 34. ayetlerinin hükmünce yerine getirilir. Ayrıca Bakara suresi 154, 155, 156, 157´ci ayetleriyle Fecir suresi 1 - 8. ayete kadar Kerbela şehitleri İmam-ı Hz. Hüseyin ile 73 Şehidi Kerbela rahmetle anılır.
Sıtkı İhlas ile Kırklar Cem´ine
Allah Allah deyip varalım canlar
Senede bir kurban talibin borcu
Muhammed Ali´ye verelim canlar
12 Hizmet Sahipleri
1. Pir, Rehber = Post dedesi, yardımcısı
2. Zakir = (Aşık) Sazla deyiş çalıp söyler
3. Peyikçi = (Haberci) Cem`i haber verir
4. Kapıcı = Cem´in güvenliğini sağlar
5. İznikçi = (Ayakkabıcı) Ayakkabılara bakar
6. Çarcı = (Süpürgeci) Meydana çar çalar
7. Seccadeci = (Postcu) Meydana seccade serer
8. Delilci = (Çerağcı) Işık (mum) yakar
9. İbrikçi = (Tezekar) El suyu döker
10. Sakkacı = Kerbela şehitlerine su dağıtır
11. Kurbancı = Kurbanı pişirir ve dağıtır
12. Asacı = (Gözcü) Sükuneti sağlar
Pervane = Semah dönenler
Cem
- Rehber mikrofonu alır Cem´de olan tüm canlara post dedesinin geldiğini haber verir ve tüm canların ayağa kalkmasını söyler.
- Dede mümin canlar, müslüm bacılar diyerek salona girdiğinde; sağı solu selamlıyarak ve yere niyaz ederek posta yaklaşır ´destine postuna´ diyerek dara durur.
- Rehber, post dedesine bir dua verir.
- Post dedesi ayakta durarak selavatlar okur ve daha sonra yerine geçer. Önce rehber ile görüşür, sonra tüm canlara hitaben bir dua okur. Duadan sonra tüm canlar yere secde eder ve yere otururlar. Sonra dede topluma karşı nasihatlar eder.
- Zakir tüm hizmetlileri çağıran bir beyit okur, beyitte ismi zikredilen hizmetliler koşarak gelir ve gözcünün yanında dara dururlar, beyitten sonra dede tüm hizmetlilere dua verir.
- Dedenin okuduğu duadan sonra herkes görevinin başına döner.
- Dede seccadenin getirilmesini söyler, seccade getirilir ve elin üstünde tutulur. Ayakta şu dua okunur (seccadeyi iki kişi getirir, bunlar hizmetlide olabilir).
Seccade Duası
Destur Pir
Bismi Şah Allah Allah
La Feta ila Ali la seyfa ila Zülfikar
Nuru Hüda´nındır bu seccade
Muhammed Mustafa´nındır bu seccade
Ali´yel Mürteza´nındır bu seccade
Haticeyü Kibriya, Fatıma-tı Zehra´nın, Hayri Niza´nındır bu seccade
İman Hasan, Şah Hüseyin-i Kerbela´nındır bu seccade
İmam Zeynel, Muhammet Bakır, İmam Caferi Sadık ilmi atanındır bu seccade
İmam Musay-ı Kazım, Horasan Piri İmam Rıza´nındır bu seccade
Muhammet Taki, Ali-yel Naki, Hasan-ül Askeri, Mehti sahip zamanındır bu seccade
Pirimiz üstadımız Hünkar Hacı Bektaş-i Veli´nindir bu seccade
“Allahüme salli ala seyydine Muhammed ve ala Ali seyydine Muhammed”
Pir dua verir Seccade getirilir ve dua ile postun önünde serilir (gelip niyaz ederken kesinlikle çiğnenmemelidir).
Süpürgeci gelir, yere üç kez süpürge çalar. Süpürgeyi sol kolunun altına alır, dara durur ve şu duayı okur;
Süpürge duası
Bismi Şah Allah Allah
Şehidi Kerbela için gözlerim dolu yaştır.
Lanet olsun yezid´e, Yezid´in bağrı kara taştır.
Eren´ler yolunda Ali-yel Murtaza baştır.
Kırklar meydanında üstadımız Seyyid-i Ferraş´tır.
Ber Cemal-i Muhammed Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali´yun Muhammed´e salavat.
“Allahüme salli ala seyyidine Muhammed ve ala Ali seyydinde Muhammed” Allah eyvallah nefes Pir´dendir.
-----------------
Biz üç bacıydık, Güruhu Naciydik
Kırklar meydanında süpürkeciydik
Süpürkeci Selman kör olsun Yezid Mervan
Zuhura gelsin, Mehti sahibi zaman
Allah eyvallah nefes Pirdendir.
Dede dua eder ve süpürgeciler niyaz edip yerlerine geçerler.
TEZEKAR (İBRİKCİ) duası
Görevi alan bacı ve can (canın elinde leğen ve ibrik, bacının omuzunda havlu) beraberce kırklar meydanının kenarına gelirler. Tezekar: “Hüü Eren`ler, Muhammed Ali´nin hizmeti geliyor” der ve bir adım ileri atar. İkinci sefer yine “Hüü Eren`ler, Muhammed Ali´nin hizmeti geliyor” der ve meydanın ortasına gelmiş olur.
Tekrar Tezakar: “Hayır, Hümmet Pirim” derler, yere niyaz ederler ve karşılıklı diz çöküp otururlar.
Evvela can, bacının eline; ´Allah, Muhammed, ya Ali´ diyerek su döker, havlu ile kurular. Sonra bacı canın eline su döker, havlu ile kurular.
Ayağa kalkarak can elinde leğen ibrik ön de, bacı elinde havlu arkada, dedenin önüne gidip dededen başlıyarak, halkada oturanların hepsinin ellerine su döker ve bacı arkada havlu ile kuruluyarak gelirler.
Son gözcünün eline döküp bitirince, postun üzerinde duran delilin önüne giderek; ´Allah, Muhammed, ya Ali´ diyerek üç damla su delinin altına döktükten sonra, gözcü ile beraber dara durarak, tezekar şu duayı okur:
“Bismi Şah Allah Allah
Ben gülami Haydar´ım, adudan etmem hayfu pak. Bu hizmetin sahibi Selman-ı Pak. Gönlümüzü Hakk´a yunduk arındık olduk pak.
Ber Cemali Muhammed Kemalı, İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali´yun Muhammed´e salavat.
“Allahüme salli ala seyydine Muhammed ve ala Ali seyydinde Muhammed” der.
Dede dua eder ve Tezakarlar niyaz edip yerlerine geçerler.
Mumcu (Delil)
Hizmet sahibi kırklar meydanının kenarına gelir, ayakları mühürlü, sağ eli kalbinin üzerinde, sol eli yana sarkık, başı hafif öne eğik (kıyamda) durur ve: “Hüü Eren´ler, Muhammed Ali´nin hizmeti geliyor” der ve bir adım ileri gider. İkinci sefer yine: “Hüü Eren´ler, Muhammed Ali´nin hizmeti geliyor” der ve bir adım daha ileriye gider.
Üçüncü kez yine: “Hüü Eren´ler, Muhammed Ali´nin hizmeti geliyor” der ve evvelden postun sağ tarafına konan delilin yanına varır.
Delilci: “Hayır hümmet Pir´im” der delilin önünde diz çöker ve: “Allah Muhammed Ali” diyerek sağına soluna ve önüne niyaz edererek duaları okumaya başlar:
“Bismillahirrahmanirrahiym
Çırağı ruhsan, fahri dervişan, zuhuru İmam, kuşadı meydan, kanunu evliya, kuvveti abdalan, himmeti Pir´an, Pir´i Horasan.
Bismi Şah, Allah Allah
Çırağı evliya nura semavat. Bu menzildir ol turi muracat. Ruşan kıl niyaz ol çırağı embiyaya. Ver candan selavat Muhammed Mustafa´ya.
Allahümme salli ala seyyidine Muhammed ve ala Ali seyyidine Muhammed vel Fatıma, vel Hasan, vel Hüseyin vel Ali eshabı evladı ecmain.
Nuri Muhammed, Hakk´tan ola inayet. Hakk erenler aşkına yana yakıla aydınlata cümle kainat”
Delili uyarır (yakar), yaktıktan sonra Nur suresinin 35. ve 36. ayetini okur.
Nur suresi, 35. Ayet
Bismi Şah Allah Allah. Rahman ve rahim olan Allah´ın adıyla başlıyorum.
Allah göklerin ve yerin nurudur. O´nun nuru içinde ışık bulunan bir kandil yuvasına benzer. O ışık bir cam içindedir, cam ise sanki inci gibi parlayan bir yıldızdır. Bu ne yalnız doğu da ne de yalnız batı da bulunan bereketli zeytin agacından yakılır. Ateş değmezse bile nerdeyse yağın kendisi aydınlatacak, nur üstünde nurdur.
Allah dilediğini nuruna kavuşturur, Allah insanlara misal verir, O her şeyi bilir.
Nur suresi, 36. Ayet
Bu ışık Allah´ın yüksek ve kutsal bilinen içlerinde Allah´ın adının anılmasına izin verilen, akşamdan sabaha kadar içinde Tanrı´nın ismi anılan evlerde yakılır.
Okuduktan sonra yüksek sesle selavat okur.
“Allahümme salli ala seyyidine Muhammed ve ala Ali seyyidine Muhammed”.
“Hayri hümmet Pir´im” der ve diz üstünde bekler.
Miraclama değişi söylenir, Semaha çıkan Canlar değiş okunduktan sonra ve semah döndükten sonra diğer tüm canlar ile birlikte secdeye varırlar.
Sakkacı
Sakkacı su dolu bir kapla gelip dara durur ve şu tercumani yüksek sesle okur:
´Bismillahirahmanirrahiym.
Selamulllah ala İmam Hüseyin ... Ve Ali İmam Hüseyin ... Evladı İmam Hüseyin ...
Lanetullah katl-i İmam Hüseyin
Lütfuna muhtacız eyle ihsan ya Hüseyin
Derdimize senden derman eyle derman ya Hüseyin
Gayri muhtaç kılma aşıkanı elaman
Sen medet kıl bizlere her vakit ya Hüseyin
Sad hezaren lanet olsun o gürühu dalale
Nakzi ahd ile şehit kıldılar anlar, seni ya Hüseyin
İsmi pakın aşkı için zikredeni koyma zulmette hergiz
Bermurad et didei giryan ile ağlayanı ya Hüseyin
İznin ile su tabşırdım aşkına vermek için
Aşkınla içenlere kıl abı hayat ya Hüseyin”
Sakkacı eline bir bardak ve su dolu bir sürahi alır, bardağa suyu doldurur ve dedeyle beraber üç kişiye su verir, su verirken yüksek sesle:
“Geçmişiz biz canı baştan Eren´ler aşkına
Can gözü dem be dem Hakk´ı görenler aşkına
Kerbela deşti gamında can verenler aşkına
Gözüm yaşı sebil ettim Şah-ı şehidin aşkına”
Sakkacının su dağıtırken okuduğu Mersiye
Sakka meydanın çevresinde dolanarak elindeki sudan az miktarda olmak üzere tüm Cem´de oturanlara serper, su serperken yüksek sesle de şunları okur:
“Geçmişiz biz canı baştan Eren´ler aşkına
Can gözü dem be dem Hakk´ı görenler aşkına
Kerbela deşti gamında can verenler aşkına
Gözüm yaşı sebil ettim Şah-ı şehidin aşkına
Saka hüm ya Şah Hüseyin
Lütfuna mutaciz ya Hüseyin
Derdine derman, hastasına şifa eyle, bu sudan bir yudum içene ya Hüseyin
Saka hüm ya Şah Hüseyin
Şefaat kıl bu sudan üstüne düşene ya Hüseyin
Aşk olsun içene, rahmet olsun Hakk´a göçene
Lanet olsun Yezid´in evrahına soyuna
Selamullah ya Hüseyin
Selamullah ya Hüseyin
Selamullah ya Hüseyin”
Tüm canlar aşık babanın Mersiyeleri ile aşka dalarlar İmam Hüseyin ve Kerbela şehitlerimiz için yas tutup gözyaşı dökerler.
Cem´in bitimin de delili sır etme
Dede yüksek sesle;´Allahümme salli ala seyiddine Muhammed ve ala Ali seyiddine Muahmmed´ diyerek selavat getirince, çerağcı meydana gelir.
Çerağcı çıranın önünde diz çöker; ´Allah Muhammed Ali´ diyerek niyaz eder ve; ´Hayır hümmet Pir´im´ der ve şu iki dörtlüğü okur:
“Üstümüzde gezen erenlerin ruhudur
Gözyaşımız ibadetin sırrıdır
Yanan delilimiz Hakk´ın nurudur
Muhammed Mirac´a gitti bu nurdan
Muhammed Ali´nin nurudur bu nur
İrfan meydanında bu nur bulunur
Pir´in himmetiyle delil sır olur
Himmet eyle Pir´im sır olsun delil
Çerağ sır edildikten sonra, İmam Hüseyin ve Kerbela şehitleri için verilen kurbanlar, lokmalar paylaştırılır, dedenin destur vermesi ile lokmalar yenir ve Cem ibadeti son bulur.